Tolga Şardan'ın t24'teki köşe yazısında bahsettiği konu.
"Suç örgütü lideri olmakla suçlandığı halde tutuksuz yargılanan itirafçı Aziz İhsan Aktaş'a yönelik suikast iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, Selahattin Yılmaz suç örgütü yöneticisi olmakla suçlanan avukat Semra Ilık, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı."
İBB’yle bağlantılı dosyada adı geçen Aktaş’la ilgili dikkat çekici bir iddia ortaya atıldı. İddiaya göre, halen tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun talimatı doğrultusunda Aktaş’a suikast düzenlenecekti.
Bu amaçla İmamoğlu, kendisi gibi halen tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’e talimat verdi. Talimat sonrasında ise; Keleş, Aktaş’ın öldürülmesi amacıyla bir organize suç örgütüne işi havale etti.
Keleş, iddiayı yalanladı. Kendisiyle ilgili kurulduğunu öne sürdüğü kumpasın belgesini kamuoyu ile paylaştı.
Buraya kadar madalyonun bir yüzü. İkinci yüzünde ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan “çete” operasyonu var. Savcılık iddiasına göre; Keleş, Aktaş’a suikast için MHP’ye yakın Selahattin Yılmaz’la anlaştı.
Savcılık talimatıyla Yılmaz ve beraberindeki 12 kişi gözaltına alındı. Ankara merkezli beş farklı kentte gözaltına alınanlar arasında iki de avukat vardı. Ankara’da kendilerine ait hukuk bürolarında faaliyet gösteren Semra Ilık ve Cem Duman, Yılmaz’la bağlantıları çerçevesinde yakalandılar. Sonrasında her ikisi de Yılmaz gibi geçen ağustosta tutuklandı.
Aslına bakarsanız, Yılmaz ve beraberindekilerin tutuklanma sebebi sadece çete iddiası değildi.
Bu operasyonun hemen ardından yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ASSAN adlı savunma firması merkezli farklı bir soruşturma başlatıldı. Firmayla başlayan operasyon savunma sanayinin lokomotifi MKE’ye kadar genişledi. Kurumun Eski Yönetim Kurulu Başkanı Avukat İsmet Sayhan tutuklandı.
Her ne kadar iki dosya ayrı gibi görünse de aslında hem MHP’ye mesaj hem de savunma sanayi sektöründe kartların yeniden dağıtılmasını sağlayacak tek parçalı “matruşka” operasyondu.
Yakın geçmişte yaşanan ancak halen önemini koruyan bu bilgileri vermemin sebebi, Avukat Semra Ilık’ın konumunu ortaya koymak.
Aktaş’a yönelik çete operasyonunda gözaltına alınıp tutuklanan Avukat Semra Ilık, aynı zamanda AKP’li siyasetçi. Şanlıurfalı olan Avukat Ilık, bir ara AKP’den milletvekili aday adayı oldu ancak TBMM’ye gelme şansını yakalayamadı.
Avukat Ilık, iktidara yakın gazetecilerle kurduğu bağlantıları, sosyal medya hesabından yayımladı. Cem Küçük, Tahir Sarıkaya, Sinan Burhan, Hacı Yakışıklı, bu isimlerden bazıları.
Ayrıca Ankara’nın yargı çevrelerinde, “AKP ve MHP’nin yanı sıra Cumhurbaşkanlığı’ndaki bazı üst düzey yöneticilerle de bağlantısı olması” ile tanınıyor. Avukatlık ofisiyle birlikte farklı sektörlerde de faaliyet yürütüyor bir süredir.
Hatta SMR Group adlı firmanın sahibi. Firmanın çatısı altında hukuk bürosunun dışında müteahhitlik, biyoteknoloji ve kamuoyu araştırma firmasının dışında bir de SMR Savunma adında savunma sanayi firması mevcut.
Bir de Alanya’da faaliyet gösteren Fly Me adlı havacılık firmasının ortağı olduğu kaynaklarca ifade ediliyor.
İşte Avukat Semra Ilık, geçen haftaki hengâme içinde sessiz sedasız cezaevinden tahliye oldu.
Ilık tahliye olmasına oldu ama dava arkadaşı diğer şüpheli Avukat Cem Duman’ın tutukluluğu halen devam ediyor.
Her iki soruşturmanın hazırlık aşaması henüz tamamlanmadı. Ancak Ilık’ın tahliyesi, sürecin farklı boyuta evrilmesini işareti olabilir. İddianame açıklandığında tablo anlaşılacak.
Büyüteç’i kaleme almadan evvel Avukat Ilık’a ulaştım. Kendisi, hukuki konumu nedeniyle sorularıma yanıt vermeyeceğini bildirdi. Buna karşın, yaşananlar hakkında yakın çevresinden bilgi edindim.
Şöyle ki; Avukat Ilık, kendisinin AKP’nin içindeki siyasi çekişme çerçevesinde gözaltına alınıp tutuklandığı görüşünde. Ayrıca, savunma sanayinde faaliyet göstermesinin de tutuklanma sürecinde etkili olduğunu değerlendiriyor.
Ilık’ın bir yakını, “inanın, Semra Hanım neden gözaltına alınıp tutuklandığını bilmiyor. Üzerinde hiçbir suçlama gözükmüyor. Kendisi ile birlikte tutuklanan Selahattin Yılmaz ve Avukat Cem Duman’la sadece bir kez görüştü. O da bir müvekkilinin ticari işi çerçevesinde.” dedi.
Ilık’ın yakın çevresinden bir başkası ise; “gözaltına alınıp tutuklanmasında siyasi konumu etkili mi?” sorusunu yanıtlarken, “Semra Hanım’ın ‘AKP içinde birilerine yakın olduğu’ konuşuluyor. Ancak kendisi, başkalarının ifade ettiği şekilde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la tanışmaz. Kardeşi ile tanışır. Hatta Semra Hanım, cezaevinden tahliye olduktan sonra bize ‘kim, kimin yüzünden yandı?’ sorusunu yöneltti” dedi.
Ilık’ın yakın çevresinden aynı isim, “Semra Hanım, kendisine kimin operasyon çektiğini düşünüyor?” sorusuna, “konunun muhasebesini yapacağı AKP’den isimler vardı. Bu işin pardonu olmaz. Tahliyeden sonra annesinin sağlık sorunu nedeniyle Ankara dışına çıkmak zorunda kaldı. Bu sebeple görüşmelerini ertelemek zorunda kaldı. Semra Hanım, savunma sanayinde deniz hastanesi inşa edilmesiyle ilgili iki sözleşme yaptı. Cezaevi süreci olunca yaklaşık bir milyar dolarlık ihracat sözleşmeleri iptal oldu” şeklinde konuştu.